Ahtapot

Efenim uzuuuun uzun yıllar önce ben henüz cam mozaikler 16-17 yaşlarımda iken, halalarımla ( Rahmetli halacım ve eşi ve de iğne oyasının ustası Nadire halacımla ) beraber bi Samsun -Havza- gezisi yapmıştık. Hayatımda unutamadığım bi gezi olmuştur. Ben bu denli misafirperver insanlar görmedim. Hikaye çok uzun izninizle sadece ilgili bölümü anlatacağım, birazda değinerek gezimizin belli başlı yerlerine. Bizi misafir eden Mustafa amcanın evinde kaldık ilk gece, zaten gece geldik.Hanımı, hanımının eltileri ve annesi hepsi ile tanıştık. Öylesine şekerlerdiki anlatamam.

Neyse ertesi gün ben orada bu örneği gördüm ve vuruldum kaldım. ‘Yaaa ben bunu yapmalıyım’ dedim. Örneğini alacam ama motif değilki, tek parça. Üstelik yanımda ip bile yok. Sağolsun Mustafa amcanın hanımı ( çok üzülerek söyluyorum adını hatırlıyamıyorum ) bana ip verdi ve dediki ’13 sıra yap ( sanırım ) örneğin gerisi aynı’ dedi. O gün bizi Amasya borabay gölüne götürdüler, ben harıııl harıl dantel yapıyorum. O kadar güzel bi yerdiki bayıldım. Bıraktım danteli, sandalla göl üzerinde bi kaç tur attık. Piknik yaptık, sohpet ettik, eğlendik. Çok kalamayacağımızdan bide kaplıcaları görelim istedik. Mustafa amaca dönüşte bize süpriz yapmış ve oranın şirin evlerinden kiralamış. O gece bizi orada bıraktılar ve ertesi gün görüşme dileği ile yanımızdan ayrıldılar…

Bi yemek yedikten sonra oturdum ahtapotun başına. Yapabildiğim kadar yaptım. Ertesi gün ( orada bulunduğumuz son gün ) erkenden kalkıp birazdaha yaptım. Baktım böyle olmayack resmini çektim. Fakat resmi yandı. Neyse zaten yeteri kadarını yapmıştım. Bide bunun kolası var tabi, çok sert bi kola ‘acaba nasıl yaptınız?’ die sordum ‘istersen şekerle istersen nişasta ile’ dedi. Ben şeker kolasından pek hoşlanmadım hiç denemdim ama şekerli ya o yeter. ‘Siz bana nişasta ile olanı tarif edin’ dedim. ‘biraz nişasta biraz su karıştır sonra ahtapotu içine batır iiice bula sonrada as kurusun acık nemli iken buharsız ütüle’ dedi.

Hasılı eve geldik ben merakımdan ve aman unuturum diyerekten, çok çabuk bi şekilde ahtapotu bitirdim. Sıra geldi kolalamaya. Defalarca denedim ama, onun gibi olmaz. Belkide tonlarca nişasta harcadım, yok! Çeşitli nişasta kullandım ne değişecekse, olmuuyooor olmuyooor…

Pes ettim. Uzuuun yıllarda öööyle kolasız bekedi. Takii netten bi tarif kolalama tarifi bulana kadar…

 

Tarifte nişastayı bi miktar su içinde karıştırarak kaynatın sonra süzerek bi kovaya aktarın ve dantelinizi de içine atın iiiice bulayın sonra minder gibi bişeye iğneleyerek iice gerin öyle kurutun diyordu. Fakat bu örneği öyle yapmak imkansızdı bende sonuç ne olursa olsun deneyeceğim dedim ve onu önce kuruttum sonra ütüledim. Ütünün buharından çok faydalandım. Kolayı biraz koyu kaçırdım ( biraazda istedim koyu olmasını ) çok sert oldu elimle çok iyi açamayınca buhar pükürtüp açtım ve güzelce ütüledim. İşte sonuç Umarım beğenirsiniz🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: